Bayan TV kanallar

Bayan TV

  • Anne ve Bebek
    Bakım
    Güzellik
    Dizi filmler
    Bayan sanatcılar
    Müzik videoları
    Dizi filmler
    Sağlık

14/9/2008

Bitki özleriyle sıkı bir vücuda sahip olun

Güzelliğin sırrı da tabiatın bağrında..
Biberiye, mersin, portakal ve defne gibi bitkilerin "özleri" ve yağları selülitleri yok ediyor. Asyalı kadınların da güzelik için kullandığı bitki özleri, selülitli cilde düzenli uygulandığında pürüzsüzleşme sağlanıyor. Dolaşımı hızlandıran, kılcal damarları harekete geçiren yöntemle en önemlisi dokular sıkılaşıyor....


"Zayıflayınca bedenim sarkar" korkusunda olan bir çok kadın için, "sıkılaştırma" özelliği nedeniyle rağbet görüyor. Yüz, el, tırnak, saç, ayak ve tüm vücut bakımına yönelik çok sayıda bitkisel
kaynaklı ürün, doğal dükkanlarda sergileniyor.Doğanın gücünden keşfedilenler bunlarla sınırlı değil.  Son zamanlarda selülit ve çatlak gideren  doğal yağlar da bu önemli sorunla baş ediyor. Yıllardır bitkisel sağlık ve  güzellik üzerinde çalışan Volkan Kurt, selülitlerin şifalı bitkilerin özleriyle giderilebileceğini söylüyor. Çiçeklerden, köklerden veya   yapraklardan  elde edilen özler ve yağlar mucize yaratıyor.

Doğal ve bitkisel bakım ürünleri üreten bir firma olan Herbalium Bitki Merkezi'nin  müdürü olan Kurt (www.herbalium.net) hergün çok sayıda kadından telefon aldıklarını belirtiyor:  "Gelen telefonlardan anlaşıyor ki, insanlar doğal ürünleri  sadece  benimsemekle kalmayıp, bu yöntemleri uzmanlara  sorarak kullanma bilinci de  kazanmışlar". Kimi bitkisel güzellik yöntemlerinin evde uygulanmasının  insanlara pratik  geldiğini anlatan uzman,  artık bir çok kadının papatya,  ıhlamur ve kekikten losyonlar yaptığını ve cilt sorunlarına bu yollarla çözüm  aradığını  anlatıyor.  Asyalı kadınların da güzellik için kullandığı doğal bitki özleri ve yağlarının selülitli cilt üzerindeki etkileri çok olumlu. Düzenli uygulama sonucunda pürüzsüzleşme sağlanıyor.  Tercihte yaş yelpazesi çok geniş  13-17 aralığındaki  kilo sorunu olan ergen gençler de kullanıyor..  17-40 yaş ve 40-65 yaş skalasındakiler de...  Bölgesel kilo ve selülit sorunu  her yaştan insan olumlu sonuçlar alıyor. 

 

Bitkisel yağlarla bedeni biçimlendir
Kayısı yağı, buğday özü yağı gibi yağların yüz cildinin dostu olduğunu belirten  Kurt, bedendeki kilolu bölgeler ve selülitler için de bu doğal yağların sihirli  bir etki yarattığını söylüyor. Bitkisel kaynaklı yağların deride daha kolay  emildiğine işaret ediyor....Bunların cildi canlandırdığını, sorunlu bölgeye  masaj halinde sürüldüğünde oradaki yağ keseciklerinin parçalandığını ve lenf  sistemiyle idrarla vücuttan atıldığını anlatıyor. "Her akşam selilütli  ciltlere veya yağ toplanmış bölgelere bu yağla masaj yaparak ovalayın. Bir süre sonra  farkı göreceksiniz." Bu doğal selülit gidericinin içinde biberiye, mersin, portakal ve defne  gibi  bitkilerin yağı bulunuyor. Uygulaması haftada 2–3 kez uygulandığında bile sonuç verebiliyor. Dolaşım hızlanıyor, kılcal damarlar hareket geçiyor ve dokular  sıkılaşıyor. Ki, "zayıflayınca bedenim sarkar" korkusunda olan bir çok kadın için bu "sıkılaştırma" özelliği çok önemli. Yağlar sadece incelmek için değil bir çok durumda faydalı.  Örneğin buğday ve kayısı yağının hücre yenilediğini söyleyen uzman,  bunların  tek olarak alınıp cilde uygulanması halinde çok güzel sonuçlar elde  edileceğinden söz ediyor.
Ataşehir'de "Modern  Aktar" olarak tanınan uzman Kurt'un  verdiği bilgilere göre, bitkisel yağlar bilinçsiz olarak alınıp, cilt üzerinde direkt  kullanılmamalı. Çünkü oldukça yoğun haldeler. Onları yardımcı yağlarla  inceltmek gerekiyor. O nedenle kimsenin kendisi bunu yapmaya  kalkışmamalı. Uzmanların gerçekleştirdiği karışımları kullanmalı. Mineral,  vitamin ve protein depoları olan bu yağları korumak da önemli. Serin yerde  saklamak, ışıktan ve ısıdan korumak gerekiyor.

Özel uzmanların danışmanlığında hazırlanan doğal selülit ve  masaj yağı testlerden geçirilmiş birtakım çalışmaların ürünü. İçeriğindeki  aynı zamanda bulunan saf bitki özleri sayesinde cilde sıkı, sağlıklı ve  parlak bir görünüm de kazandırıyor, besliyor ve nemlendiriyor.

18/10/2007

Yüzde 10 kilo kaybı ile sağlıklı bir hayat


Az da olsa belli bir oranda kilo vermenin, sağlığı koruma ve obezitenin beraberinde getirdiği ciddi rahatsızlıkları bertaraf etme konusunda önemi artık günümüzde araştırmalarla da ispatlanmış tartışılmaz bir gerçek.

Verilen zayıflama sözlerinin birçoğunun tutulamamasının sebeplerinden biri, verilmesi hedeflenen kilonun mantıksız bir şekilde yüksek olması. Birçok kişi kendi ideal kilosunu kendisi belirliyor ve sağlıklı olabilmek için önemli oranda kilo vermesi gerektiğine inanıyor. Sağlık uzmanları ise bu anlayışa şiddetle karşı çıkıyor. % 5-10 oranında kilo kaybı, birçok önemli sağlık avantajını beraberinde getiriyor. Şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları riskini azaltıyor. Yapılan çalışmalarda % 5 oranında kilo kaybının 2. tip şeker hastalığı riskini % 58 azalttığı ortaya çıkmıştır.

70 kilogram ağırlığında bir kadın, % 5 oranında (5 kg) kilo kaybettiğinde, 6 paket toz şeker; 76 kilogram ağırlığında bir kadın ise % 10 oranında (7.6 kg) kilo kaybettiğinde de 64 parça tereyağını vücudundan atmış oluyor. 

Obezitenin yan hastalıklar ortaya çıkmadan tedavi edilmesi çok önemli. Uzun dönemli kilo kontrolü tedavisinde diyet ve egzersiz dışında ilaçla tedavinin de etkisi büyük. İlaçla tedavi sadece diyet ve egzersiz yapan hastaların 3 - 4 kat daha fazlasına yardımcı oluyor ve aynı oranda hastada da daha uzun süre sağlıklı kilonun muhafaza edildiği görülüyor.
Dünyada yaklaşık 300 milyon obez insan yaşıyor. Bu sayı obeziteyi zamanımızın en tehlikeli toplum hastalıkları kategorisine sokuyor. Yapılan son araştırmalarda obezite hastalığının insan hayatını 6 ila 7 yıl azalttığı ortaya çıktı.

5/5/2007

Zayıflatan Bitkiler

Zayıflamak isteyen insanlar ile yapılan testlerin sonuçlarına göre, bu 7 özel bitki bir arada alındığında, kilo vermek isteyenlerin kabusu olan yiyecek ve içeceklerin vücuda vermiş olduğu kalorilerin etkisi inanılmaz ölçüde yavaşlamakta, ayrıca vücut yağlarını düzenleyen sistem de uyarılıp kamçılanmaktadır. Aşağıda bu 7 özel bitki ile ilgili daha geniş açıklamayı bulabilirsiniz.

GÜNEY AFRİKA HOODİA GORDONİİ BİTKİSİ

Eğer şu ana kadar Hoodia Gordonii Bitkisi hakkında hiçbir şey duymadıysanız, hazırlanın.Çünkü bundan sonra oldukça fazla duyacaksınız. Hoodia Gordonii doğal bir iştah kesicidir. Her ne kadar bu bitki üzerinde son 30 yıldır çalışma yapılmakta olsa da, dünya ile tanıştırılması sadece 2004 yılında başlamıştır. Obeziteye karşı savaşta kullanılan doğal ürünlerin içinde en güçlü olanıdır. Güney Afrika' da Kalahari Çölü'nde yetişmekte olan kaktüs görüntülü bir bitkidir. Hoodia, bu bitkinin genel adi olmakla birlikte bu isim altında çok fazla çeşidi bulunmakta, ancak sadece GORDONII çeşidi iştahın kesilmesini sağlamakta ve açlığa dur demektedir. Bölge halkı da yıllardır bu bitkiyi çölde ava çıktıklarında bu amaçla kullanmaktadır. Hoodia Gordonii, salgı yolu ile beyine gönderdiği sinyallerle insana yemek yemiş ya da aç değilmiş etkisini vermektedir. Şu ana kadar yapılmış binlerce deneyde hiçbir yan etkisi saptanmamıştır.

AKSÖĞÜT KABUĞU

Aksöğüt, Avrupa ağırlıklı olmak üzere, Orta ve Güneydoğu Asya ve ABD'de yetişmekte olan 20-30 metreye kadar ulaşan aslında ASPİRİN olarak bildiğimiz ağrı kesici ve ateş düşürücünün de çıkış noktası olan bir ağaç türüdür. Aksöğüt kabuğu içerdiği asit türleri sayesinde sindirim sistemini düzenler ve hareketlendirerek, sindirim tembelliğini önler.

PARAGUAY ÇAYI TOHUMU (YERBA MATE)

Yerba Mate Güney Amerika da Brezilya, Paraguay ve Arjantin'in yarı tropikal tepelerinde yetişen bodur bir ağaç türüdür. 12 ay boyunca yaprak dökmeyen bu bitki yerliler tarafından Tanrı'nın Ağacı olarak da anılmakta iken Avrupa'da da Yeşil Altın olarak isimlendirilmiştir. Bunun sebeplerinin başında bitkinin sadece doğal bir enerji kaynağı olması ve vermiş olduğu inanılmaz zindelik gelir. Yerba Mate bitkisi inanılmaz bir şekilde 196 doğal bileşen içermekte ve bunların 144 adedi Yeşil Çayın da içeriğini oluşturmaktadır. Mountwest Üniversitesi Herbal Bilimler Bolumu Başkanı Dr. Mowrey ve ekibinin yapmış olduğu araştırmalar sonucunda yapılan açıklamanın en can alıcı kısmında şunlar yazmaktadır.


"Yerba Mate(Paraguay Çayı Tohumu) kısaca insana hayatinin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi için gerekli tüm mineral ve vitaminleri içermektedir"

Yerba Mate'in içerdiklerinin sadece bir kısmı aşağıdaki gibidir: Vitamin A, C, E, B1, B2, B3, B5, B KOMPLEKS, Kalsiyum, Manganez, Demir, Selenyum, Potasyum, Magnezyum, Fosfor,15 farklı amino grup asit. Yerba Mate Illinosis Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalar sonucu Yeşil çaydan çok daha etkili bir antioksidan olarak lanse edilmiştir ve birçok kanser çeşidini yavaşlatıcı ve geriye döndürücü özelliği saptanmıştır.

GYMNEMA SYLVESTERE

Güney Hindistan ormanlarında yetişen bir bitkidir. Harvard Üniversitesi ve London King College başta olmak üzere birçok kurum tarafından yapılan araştırmaların net sonucu olarak bu bitki yapraklarının "kan sekerini düzenleyici" özelliği ortaya çıkarılmış ve şu ana kadar tüm dünyada birçok Tip1 ve Tip2 diyabet hastası üzerinde kullanılmış ve son derece olumlu sonuçlar vermiştir.

Bunlara ek olarak Gymnema Sylvestere bitkisi vücuttaki kolesterol miktarını ciddi ölçülerde azaltmaktadır. Bitki yaprakları ağızda bıraktığı tatlımsı özelliği ile kan şekerini normal seviyelere taşıyarak, yemek yeme isteğini frenlemektedir.

YAPRAK DÖKMEYEN KAMBOÇYA YEŞİL AĞACI BİTKİSİ (GARCİNİA CAMBOGİA)
Güney Hindistan ve Kamboçya'da yetişmekte olan bir ağaca ait meyve türüdür. Önce ABD'de daha sonrada tüm dünyada zayıflama tabletlerinde kullanımının asıl sebebi içerdiği (-)-Hydroxycitric acid (HCA) dir.

HCA yağ enzimlerinin etkisiz hale getirilmesine ayrıca yiyecekler yolu ile alınan karbonhidratın da yağ olarak depolanmasına mani olur. Bunların yanı sıra iştah kesici özelliği de saptanmıştır, insan bünyesine vermiş olduğu hiçbir yan etkiye rastlanmamıştır. 1 gram Kamboçya yeşil ağacı bitkisinin içermiş olduğu HCA'nın yaklaşık 250 gram civarında yağın depolanmasına mani olduğu laboratuar deneyleri ile kesinlikle ispat edilmiştir. Obezitenin en büyük ve güçlü düşmanıdır.

GUARANA
Yaprak dökmeyen bir bitki olana Guarana, ilk olarak Amazon yağmur ormanlarında bulunmuş ve Amazon yerlileri tarafından çerez olarak ve açlığı giderdiği hissedildiği için kullanılmıştır. Guarana bitkisinin etken maddesi olan Guaranin, kafeine eş değer özellikler taşımaktadır, bunun yanı sıra bitki aslında Asya ve Sibirya Ginsengi'nin karışımı olan etkileri de göstermektedir. Bu bitkiler genelde atletlerin yarışlar önceleri ekstra doğal enerji depolamak için kullandığı ürünlerdir.
Guaranin in kilo kaybı konusundaki faydası, metabolizmanın çalışmasını hızlandırması ve dışarıdan alınan yağ ve karbonhidratı enerjiye çevirmesi daha doğrusu bu döngüyü hızlandırmasından kaynaklanmaktadır.

YEŞİL ÇAY
Çay "siyah", "oolong", "yeşil" ve "beyaz" olarak dört kategoriye ayrılabilir. Hepsi "Camelia Sinensis" adlı bitkinin yapraklarından elde edilir. Çayları farklı kılan üretim aşamasındaki fermantasyondur. Yeşil çay hiç fermente edilmez. Çayın en tazesi ve vücuda siyah çaydan daha faydalı olanıdır.

Yeşil çay içindeki kateşinler sayesinde:
  • Kanser riskini azaltır.
    • Yeşil çay yemek borusu kanserini erkeklerde %57, kadınlarda %60 oranında önlemektedir.
    • Yeşil çay düzenli içilmesi halinde prostat kanseri riskini üçte iki azalmaktadır.
    • Yeşil çay deri kanserine yol açan ültraviyole ışınların zararından korur.
    • Tümörü küçültür.
  • Antioksidandır.
    • Yeşil çaydaki antioksidan
      E vitaminindekinden 20 kez daha kuvvetlidir.
  • Kolesterolü düşürür.
  • Tansiyonu ayarlar.
  • Kan şekerini ayarlar.
  • Bakterileri öldürür.
  • Grip virüsünü öldürür.
  • Ağız kokusunu önler.

Yeşil çay içindeki C vitamini sayesinde:

  • Stresi azaltır.
  • Gribi önleyicidir.

Yeşil çay içindeki kafein sayesinde:

  • Performansı etkiler, yorgunluk ve uyku halini ortadan kaldırır.
  • İdrar söktürücüdür.
    • İdrar söktürücü özelliğinden dolayı zayıflama rejimlerinde kullanılıyor.

Yeşil çay içindeki flavonoidler sayesinde:

  • Kan damarlarını güçlendirir.

Yeşil çay içindeki polisakkaridler sayesinde:

  • Kan şekerini düşürür.

Yeşil çay içindeki fluorid sayesinde:

  • Diş çürümesini engeller.

Yeşil çay içindeki E vitamini sayesinde:

  • Antioksidan olarak rol oynar.
  • Yaşlanmayı geciktirir.

Yeşil çay içindeki EGCG(Epigallokateşin Gallat) adlı kimyasal maddesayesinde:

  • Kanser hücrelerinin gelişmesini önlüyor.
  • Akciğer, mide, bağırsak karaciğer ve deri kanserlerini önleyici etki yapıyor.
  • Alzheimer'i önleyici
  • Sigara kullanımının toksik etkisini azaltıyor.
  • Yeşil çay içen hamile kadınlar sorunsuz bir doğum gerçekleştirebilirken, sakat çocuk dünyaya getirme riski de azalacak.

Yeşil Çay:

  • Anti enflamatuar, hücre yenileyicidir.
  • Arterioskleroz riskini azaltır.
  • Damar sertliğinden koruyor. Kılcal damarları büzerek ödem oluşmasını önlüyor.
  • Deriyi besler
  • Kalp ve dolaşım sistemini olumlu etkiler.
  • Kemik erimesini engelliyor.
  • Kilo verdirir.
  • Mide ve barsak problemlerini hafifletir.
  • Migreni geçiriyor.
  • Sürekli kullanımı, romatizmal hastalıkların tedavisinde fayda sağlar.
  • Vücuttaki yağların yakılma sürecini hızlandırarak diyetleri destekler.
  • İstenmeyen yağların %30'unu absorbe eder.