Bayan TV kanallar

Bayan TV

  • Anne ve Bebek
    Bakım
    Güzellik
    Dizi filmler
    Bayan sanatcılar
    Müzik videoları
    Dizi filmler
    Sağlık

« Önceki |

23/10/2007

Plazada çalışanların göz çevresi çabuk kırışır


Göz çevresinde oluşan kırışıkların bir önemli nedeni de sürekli bilgisayar başında oturmak ve gözleri kısarak ekrana bakmak! Cildin nemini kaybetmesine yol açan bilgisayarın yaydığı ultraviyole ışınları ve klimalı ortamlar da göz çevresinde “iş kırışıklıkları”na yol açan diğer etkenler. İnce göz kırışıklıklarında etkili bir krem olan Orgavital, göz çevresinde kırışıklık görmek istemeyenlerin çekmecesinde durması gereken ürünlerden. Havyar özlü krem Orgavital Health & Beauty’nin göz jeli, içeriğindeki eşsiz vitamin ve minerallerle “iş kırışıklıklarına” karşı mücadele ediyor. Orgavital Göz Jeli’nin formülünde bulunan süt içerisindeki doğal protein “Lactis Protenium” ile hücre metabolizmasını uyararak, ofisten cildimize işleyen zararlı maddelerin hücereden atılarak daha hızlı bir şekilde yenilenmesine yardımcı oluyor. Doğal alg özleri bilgisayardan yayılan zararlı ultraviyole ışınlardan göz çevresindeki cilt ve cilt altı dokuları koruyarak yaşlanma sürecini yavaşlatır. Havyar özü göz çevresi  kırışıklıklarında esas sorumlu olan kolajen yıkımını durdurmayı sağlayan doğal proteinler ve aminoasitler içerdiğinden havyar özü içeriği bu açıdan son derece kilit bir rol oynar. Ayrıca havyar özü bir doğal embriyo maddesi olan vitelline içermekte olup derideki hücrelerin doğal yönde yenilenmesine yol açmakta ve cildin kurumasını önler.

20/8/2007

İnatçı lekelerden kurtulmak gerek ama nasıl?

Cilalı ahşap üzerinde: Lekeli yerleri bir mantar tıpasıyla silin veya terebentinle ıslatın, sonra parlatın. Masif ahşap üzerinde: Eter veya benzinle temizleyebilirsiniz. Leke çok inatçıysa, çakmak benzinini deneyiniz.

Cilalı ahşap üzerinde: Lekeli yerleri bir mantar tıpasıyla silin veya terebentinle ıslatın, sonra parlatın.
Masif ahşap üzerinde: Eter veya benzinle temizleyebilirsiniz. Leke çok inatçıysa, çakmak benzinini deneyiniz.

Ayakkabıdaki Lekeler
Su lekesi: Boyamadan önce vazelin sürün.
Küf Lekeleri: Bir beze gliserin sürerek lekeleri silin.
Spor ayakkabılar: Benzine batırılmış, eski diş fırçasıyla temizleyin.
Açık renk ayakkabılar: Üzerindeki lekeler benzine batırılmış bir bezle silinirse yok olurlar.
Koyu renk ayakkabılar: Üzerlerindeki lekeleri alkole batırılmış bezle temizleyin. Lekeler yok olacağı gibi ayakkabılarınız pırıl pırıl gözükecektir.
Vernikli ayakkabılar:Süt ve limon suyu en tesirli temizlik maddesidir.
Süet ayakkabılar: Süet ayakkabıların dökülen tüylerini kabartmak için onları, su buharına tutun. Sakın ıslakken fırçalamayın. İyice kuruyunca tel fırçayla fırçalayın.
Rugan ayakkabılar: Çatlamalarını önlemek için zeytinyağı veya vazelin sürün. Sıcaklık çatlamalarına sebep olacağı için serin yerde saklayın.
Kahverengi ayakkabılar: Rengini değiştirip siyaha boyamak isterseniz önce çiğ patatesle ovalayın sonra siyah cila sürün.

Tentürdiyot Lekesi
Leke yeni ise, alkol yararlıdır. Eğer eski ise, benzin vb. şeyler ya da oksijenli su kullanılır.

Çamur Lekesi
Hiçbir zaman elbiseyi hemen fırçalamayın. Çünkü çamur lekesi genellikle kuruyunca hafif bir fırçalamayla çıkarlar. Eğer leke çıkmamakta ısrar ederse, eşit miktardaki su ve sirke karışımıyla silin.

Çay
Kumaş üzerindeki lekeler
- Beyaz kumaşta: Limon suyuyla silin. Sonra soğuk suyla durulayın.
- Renkli kumaşta. Taze lekeyi yumurta sarısını suyla karıştırarak ovuşturun. Leke eskiyse, gliserinli suyla silmeniz gerekir.
Halı üzerindeki lekeler:
-Eşit ölçekteki alkol ve sirke karışımıyla lekeli yerleri siliniz.

Kumaş üzerindeki boya lekeleri
- Leke henüz oluşmuşsa, yani tazeyse en etkili temizleyici madde terebentindir.
- Leke kurumuşsa, sabunlu suyla yıkayın ve birkaç saat bu suda bırakın. Boya iyice yumuşayınca bir bıçakla kazıyın, sonra terbentinle silin.

Ceviz Lekesi
Taze ceviz lekesinin ellerde bıraktığı sevimsiz lekeyi çıkarmak için pamuklu bir bez parçasını sirkeye batırıp lekelere sürtün. Sonra ellerinizi soğuk suyla yıkayın.

Kan Lekesi
Hiç denememeniz gereken usul kan lekesini çıkartmak için sıcak su kullanmaktır. Lekenin pişerek daha fazla yerleşmesine yol açar sıcak su. Oysa bazı özel yollarla kan lekelerini kolaylıkla çıkartabilirsiniz.
-Beyaz kumaşlarda: Lekeyi oksijenli suyla ıslatın. Sonra sabunlu ılık suda yıkayın.
-Renkli kumaşlarda: Nişastayı suyla karıştırarak bir hamur yapın. Bunu lekeli yere sürerek kurumasını bekleyin. Sonra fırçalayarak temizleyin. Bir başka yöntem de aspirin tabletini azıcık suyla eritip lekeli yeri bununla örtmektir. İyice kuruyunca fırçalayarak temizlersiniz.
-Halıda kan lekesi: Lekeli yerleri beyaz sirkeyle ovuşturun.

Kahve Lekesi
Leke henüz oluşmuşsa üzerine biraz tuz dökün.
Beyaz pamuklu kumaşta:Lekeyi sabunlu su ile çıkaramazsanız, oksijenli su ile silin. Bu da yeterli olmazsa çamaşır suyu kullanmaktan başka çareniz yok demektir.
Renkli kumaşta: Lekeyi çıkartmak için birkaç yol deneyebilirsiniz.
-Lekeli kısma biraz gliserin sürün ve ılık suyla durulayın.
Nazik kumaşlar için: Şu karışımı deneyebilirsiniz. Sıcak suya bir yumurta sarısı ve birkaç damla gliserin katın. Bununla lekeli kısmı silin ve ılık suyla durulayın.
Halı üzerinde: Lekeli yeri, eşit miktarlardaki alkol ve beyaz sirke karışımıyla silin.
Cilalı ahşap üzerinde: Oksijenli suyla silin. Sonra lekeli yeri cilalayın .

Mürekkep lekesi
Deri eşya üzerinde: Biraz limon suyuyla lekeyi fırçalayın.
Kağıt üzerinde: Lekeli kağıdın altına kurutma kağıdı koyun. Lekenin üzerine birkaç damla oksijenli su sıkın. Sonra kuru bir pamuk parçasıyla kurutun.
Kumaş üzerinde:
-Dayanıklı bir kumaşsa: Biraz limon suyu ve ılık sütle silin. Durulanınca leke yok olacaktır.
-Nazik bir kumaşsa: Leke kuruyunca, üzerine talk pudrası dökün. Kaybolana kadar fırçalayın.
-Beyaz çamaşırda: Hemen lekenin üzerine sulandırılmış hardalı yayın. Yarım saat kadar bekleyip, süngerle lekeli yeri yıkayın.
Mobilya üzerinde:
-Eğer leke tazeyse içine çiğ süt veya limon suyu ilave ettiğiniz sıcak su yeterli olacaktır.
-Leke eskiyse zımpara kağıdı ile kazıyın. Muntazam daireler çizerek mantar tıpayla parlatın.
Parmaktaki lekeler: En etkilisi domates suyuyla ovmaktır.
Kırmızı mürekkep lekesi:Üzerine hardal sürüp birkaç saat öylece bırakın. Kırmızı mürekkep lekesinden sizi kurtaracak en iyi malzeme budur.

Şarap Lekesi
Beyaz kumaşta şarap lekesi:
-Kumaşı bir süre kaynamakta olan süte batırın sonra yıkayın.
-Örtünün üzerine dökülür dökülmez hemen tuz serpin. İlk yıkamada çıkacaktır. İnatçılık ederse, yıkama suyuna biraz çamaşır suyu katınız.
Renkli kumaşta şarap lekesi: Lekeli kısmı amonyaklı soğuk suya batırın.
Beyaz pamuklu örtüde: Hemen lekeli kısmı beyaz şarapla ıslatın.

20/8/2007

Giysilerinizi daha uzun ömürlü nasıl kullanabilirsiniz.

Kazaklarınızın Tüylenmesini Önleyin Yeni aldığınız kazakların tüylenmemesi için bir naylon torbaya koyarak 24 saat buzdolabının buzluğunda bekletin. Tüylenmesi önlenir.

Kazaklarınızın Tüylenmesini Önleyin
Yeni aldığınız kazakların tüylenmemesi için bir naylon torbaya koyarak 24 saat buzdolabının buzluğunda bekletin. Tüylenmesi önlenir.


Kadife Giysiler
Kirlenmiş koyu renk kadife elbise ve pantolonlarınızı tuzla temizleyebilirsiniz. Temiz bir fırçayı temiz ve kuru bir tuza batırarak giysinize kuvvetle sürün. Lekeler gidecek, kullanılmaktan doğan parlaklık kaybolacaktır. Ayrıca eskiyip de parlayan pantolonlarınızdaki bu parlaklığı gidermek için ütü bezini sirkeli suyla ıslatın, sonra çok sıcak su ile ütüleyin. Parlaklığın tamamen kaybolduğunu göreceksiniz.

Parlayan Kumaşlar
Etek ve pantolonlarınızda parlaklıklar oluşuyorsa, bu kısımları yeni kesilmiş bir patatesle iyice ovalayın. Kuruduktan sonra fırçalayabilirsiniz. Parlaklıktan eser kalmaz.

Ütü Yaparken
Ütü yaparken, ütüleyeceğiniz gömlek, etek gibi giysilerin altına çarşaf, perde, havlu gibi ğeniş satıhlı eşyalar koyarsanız ikisi birden aynı anda ütülenecektir.

Sararan Giysiler
Sararmaya başlayan beyaz giysilerinizi bir kaşık oksijenli su kattığınız 1 litre ılık suda 1 saat bekletin.

Triko Yıkamanın Sırları
İster yün, ister merserize, ister sentetik iplikle yapılmış olsun, her örgüde ortak bazı kurallar vardır:
-Her zaman için, sadece ılık su kullanın, durulamada bile. Durulamada sık sık değiştirerek bol su kullanın.
-Giysileri sabunlu suya iyice daldırın ve çitilemeden nazik bir şekilde yıkayın.
-Örgü giysileri asla sıkmayın. Aksi takdirde giysileriniz elastikiyetini kaybeder ve deforme olurlar.
-Islak örgü giysilerinizi sıkmayın, kuru bir havlunun üzerine yayın. Üzerine de ikinci bir havlu koyun ve havlunun üstüne basarak fazla suyu alın. Sonra giysinizi, ısı kaynaklarından uzak bir yere koyun.

Örgüleri Ütülerken
En iyi ütüleme metodu, giysini altına nemli bir bez yaymak ve üzerine hafif, kuru bir bez koymaktır. Kuru bezin üzerinden fazla bastırmadan ütüyü geçirin. Sıcak ütüyü asla yünün üzerine direkt olarak koymayın. Örgüyü hep tersten ütüleyin.

Tüylenen Kazaklar
Eğer kazaklarınız eski bir görünüme bürünüp, üzerinde yer yer iplik kümecikleri oluştuysa üzülmeyin. İşte size yepyeni ve yumuşak bir kazak elde etmenin yolu: Önce elinizle iplik kümeciklerini ayıklayın. Sonra kıl bir fırça ile örme yönünün tersinde kazağınızı fırçalayın. Kazak ipliklendikcçe bu işlemi tekrarlayın. Kazağınızın yepyeni olduğunu göreceksiniz.

23/7/2007

Çalışırken güzel olmanın altın kuralları

Sabahtan akşama kadar akıllı binaların içinde soluk benizli kadınlar olarak dolaşıyoruz. Sabahki ışığımız, enerjimiz akşamüstü saatlerine doğru bizi terk ediyor. İşte ofiste abartıya kaçmadan her daim güzel, bakımlı ve şık olmanın püf noktaları.Yöneticilerinizin tarzını örnek alın Ofisteki tarzınız aslında kendinizi ifade ediş biçiminizdir. Tarzınızın ''Ben, bu işyerine aitim ve burada yükselmeye kararlıyım'' imajı verebilmesi gerekir. Siz, üstlerinizin tarzına uygun giyindiğinizde, bu sizin de ilerde onların pozisyonuna

gelebilecek alt yapıda olduğunuzu gösterir. Ancak, kesinlikle, yöneticilerinizin tarzını tıpatıp taklit etmeyin. Örneğin, onların giydiği bir pantolon-ceket takımı, modern bir çanta ya da farklı bir saç kesimi ile farklılaştırabilirsiniz.

Ölçülü makyaj yapın!
İşyerinizde makyajınız profesyonel görüntünüze uygun bir çizgide olmalı. Siz siz olun, fazla makyaj yaparak, işyerinde ''Pamela Anderson'' gibi iddialı bir tarza bürünmeyin. Hiç makyaj yapmayın da demiyoruz. Çünkü o zaman da çok solgun ve halsiz görünebilirsiniz. Amerika?da üst düzey yöneticilere ofiste ne kadar makyaj yaptıkları sorulmuş ve büyük bir kısmı sadece fondöten, rimel, eyeliner ve uçuk bir ruj kullandıklarını söylemişler. Siz de cildinizi hafif renklendirip, kahverengi, pastel ve pembe tonlarını tercih ederek sağlıklı ve bakımlı bir görünüme ulaşabilirsiniz. Mavi ya da yeşil gözlüyseniz, uçuk yeşil tonlarındaki farları, koyu renk gözlüyseniz eflatun tonlarındaki farları seçmelisiniz. Bu arada plazalarda aydınlatma sisteminin makyajı olduğundan fazla gösterdiğini aklınızdan çıkarmayın.

İddialı renklerden kaçının
Ofis ortamında hiçbirimiz bir Picasso tablosundan fırlamış gibi gözükmek istemeyiz. Makyaj yapmak, savaşa giden Kızılderililer gibi boyanmak değildir. İşyerinizde abartılı renklerde ağır bir makyaj, insanların sizi ciddiye almasını engeller. Parlak farlar, buğulu ve koyu renk göz kapaklarından kesinlikle kaçının. Özellikle iş yerinde dudakları seksi bir biçimde vurgulamak, koyu renkli çerçeveler çizmek hiç de hoş bir etki yaratmaz. Bu nedenle parlak ve ıslak görünümlü rujlarınızı cumartesi akşamına saklayın.

Saç şeklinize çekidüzen verin
Saçınız, ister kahküllü, ister perçemli, ister bol katlı olsun, önemli olan hatları belli olan bir kesiminin olması. Saçınızın modelinin kaybolduğu anda, kuaförünüzü ziyaret etmelisiniz. Araştırmalar iş hayatına en uygun olan saç boyunun, omuz hizası olduğunu gösteriyor. Bundan uzun saç, profesyonel bir imaj yaratmaz. Ayrıca sabahları da zamanınızı alır. Yapılan müşteri ve tüketici araştırmaları, kısa saçın insanlara daha fazla güven verdiğini ve müşteri temsilciliği, halkla ilişkiler gibi mesleklerde bu nedenle kısa saçın daha çok tercih edildiğini gösteriyor. Üstünde çok vakit harcanmış gibi gözüken, kalıp gibi duran saç modelleri, yapılan işten çok dikkati dış görünüşe çektiği için kesinlikle tercih edilmiyor. Ayrıca, ofiste fazla jöle ve saç spreyi kullanımından kaçınmak gerekiyor; doğal gözükmek her zaman daha çok işe yarıyor.

Parlaklıktan kaçının!
Siz, profesyonel bir iş kadınısınız; yılbaşı süsü kılığında çalışmanın bir alemi yok. Parlak kıyafetler, takılar ya da vücut kremleri dikkatleri teninize çeker ve bu işyerinde istenen bir etki değildir. Diskoya ya da gece kulübüne gider gibi işe gitmek size terfi getirmez.

Saç renginize dikkat!
Günümüzde, kadınların yüzde 75'i saçlarında boya kullanıyor. Saç renginizde yapacağınız ufak bir değişiklik bile, ofise adımınızı attığınızda, insanların size bakış açısını olumlu ya da olumsuz olarak değiştirebilir. Parlaklığı ve canlılığı gitmiş bir saç rengi, sizi bakımsız olarak gösterir. Diplerinden bir karış, koyu renk orijinal saç renginizin göründüğü bir saç sizin pespaye ve dağınık olarak algılanmanıza neden olur. Yöneticileriniz, saçınıza karşı sergilediğiniz bu umursamaz tavrı, size verilen işlerde de göstereceğinizi düşüneceklerdir. Mesleğinizde, yükselmek istiyorsanız, çok iddialı saç renklerinden uzak durun. Eğer mesleğiniz assolistlik değilse, saçınızı Marlyn Monroe sarısına boyarsanız terfi etmeyi yıllarca beklersiniz. Saç renginizin, ten renginize uygun olması da dikkat etmeniz gereken bir başka nokta. Çok esmerseniz, sarı tonları yerine kızıl ya da kahve tonları sizi daha profesyonel gösterecektir.

Parfüme bulanmayın, sadece sürün
Ofiste çok ağır ve kadınsı parfümler kullanmak hiçbir işverenin önerdiği bir şey değil. Güçlü ve baharatlı kokular insanlarda rehavet ve şehvet duyguları uyandırdığı için çalışırken uygun olmayan kokulardır. Oysa, ofiste rahatlıkla kullanabileceğiniz taze çiçek kokuları, iş motivasyonunuzu arttırır. Tırnaklara özel önemOfiste güzel gözükmek ve insanları etkilemek için manikürcüye maaşınızın yarısını vermenize gerek yok; üç temel kuralı aklınızdan çıkarmayın yeter: 1- Tırnaklarınız yemeyin. Bu, kendinize güveninizin olmadığını gösterir. 2- Tırnaklarınızın içi her zaman temiz olsun ve tırnaklarınızı fazla uzatmayın. Fazla uzun tırnaklar ofiste basit bir görünüm sergilemenize neden olur. Ayrıca klavyede yazı yazarken, kimse tıkır tıkır tırnak seslerinizi duymak zorunda değil. 3- Kırmızı, mavi ya da siyah gibi tuhaf renkli ojeler sürmeyin. Bu renkler, toplantılarda insanların sizi dinlerken yüzünüze değil, ellerinize bakmasına sebep olur.Saçınızı nasıl toplamanız gerektiğini bilinOfis hayatında rahat edebilmek açısından at kuyruğu kabul edilebilir bir model fakat at kuyruğu yaparken, kesinlikle öylesine, üstünkörü toplamayın. Kaliteli bir toka, saçınızı olduğundan daha zarif gösterecektir. Lastik toka yerine, kemikten ya da kristalden yapılmış, kıyafetinizle uyumlu klipsli bir tokayı tercih edin. Topuz yapacaksanız da sakın saçınızı elinize geçen ilk kalemle baştan savma bir şekilde tepenizde toplamayın.

27/5/2007

6 adımda güzelleşin

Her kadının hayali güzel bir görünüme sahip olmaktır. Siz de genç ve güzel görünmek istiyorsanız bu altı ipucunu dikkate almalısınız:

Parlak saçlara sahip olun

Saçlarınızın çok kuru olduğundan yakınıyor, daha parlak görünmesini mi istiyorsunuz? İşte işe yarayacak bazı öneriler:

Bir muzu iyice ezin. Bir çay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınızın diplerinden başlayarak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın.

Bir başka öneri ise şöyle; 1 yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı karıştırın çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice yedirin. Saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın.

Salatalık sürün canlanın

Salatalık ile cildinizi canlandırmaya ne dersiniz? A, B ve C vitaminleri ile fosfor, potasyum, demir, magnezyum ve gençlik iksiri olarak tanımlanan selenyum deposu salatalık, her türlü cilt sorununa iyi geliyor. Susuzluğu giderici özelliği ile cildin nem oranını dengeliyor. Canlandırıcı ve yumuşatıcı etkisi nedeniyle kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez besinlerinden biri. Cildiniz için her gün 1 salatalık yiyin. Ayrıca salatalığın kabuğunu biraz kalın soyup yüzünüze sürün, cildinizde ani canlanma ve yumuşama etkisini hissedeceksiniz.

İyi bir uyku çekin

Cildimiz kendini onararak yenilenmek ve beslenmek için organizmanın derin uyku halini, yani geceyi bekler. Cilt, gece yarısından sonra hormonlar tarafından daha iyi sulanır; kılcal kan dolaşımı da aynı şekilde bu dönemde canlanır. Cildin uygulanan ürünlerden en yoğun olarak yararlandığı saatler ise sabahın dördüdür. Gecenin cildimize sunduğu en büyük hizmet sakinleşmektir. Yani gün boyunca kendisini güneşe, rüzgara karşı savunurken, yaptığı strese bağlı ya da mimiklerle ilgili kırışmaların asıl nedeni olan adale kasılmaları gece boyunca sakinleştiğinde ortadan kalkar ve cilt rahatlar.

Kırışıklıklara meyve

Bilim adamları, güneş ışınlarından meydana gelen cilt kırışıklıklarının yiyeceklerle de ilgisi olduğunu açıkladı. Araştırmacılar; sebze, baklagiller, zeytinyağı ve bazı meyvelerin, güneş ışınlarının olumsuz etkisine karşı cildi koruduğunu belirtiyor. Cildi güneş ışınlarının etkisinden koruyan diğer anti-kanserojen besinler ise balık, erik, elma ve çay. Öte yandan ciltte kırışıklıkların, et, sütlü besinler, şeker, tereyağı ve margarin tüketenlerde daha fazla meydana geldiği gözlendi.

Dudaklar balla parlasın

Bal, içeriğindeki vitamin mineral, antioksidan ve aminoasitlerle değerli bir besin maddesi olmasının yanı sıra, tedavi edici özelliklere sahip. İşte çatlayan dudaklar için tedavi edici bir dudak parlatıcısı:

1 fincan tatlı badem yağını ve yarım fincan balmumunu, mikrodalga fırında balmumu eriyene kadar tutun. 2 kaşık balı ilave edip karıştırın. Soğumaya bırakın. Karışımı kapaklı minik kaplara döküp kullanın.

Kuru cildin ilacı gül

Yağlı cilt kadar kuru cilt de sorun yaratır. Özellikle soğuk aylarda kuru cilt yeteri kadar beslenmezse, çatlaklar ve tahrişlere açık hale gelir. Kuru bir cildiniz olduğundan yakınıyorsanız gülden yararlanabilirsiniz. Gül suyu ve gül yağı kozmetikte de oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Üç damla gül yağını, üç damla lavanta yağı ile karıştırarak cildinize sürün. Cildinizin bir anda gerginlikten kurtulduğunu hissedeceksiniz.

Hürriyet

17/5/2007

Kadınlar erkekleri nasıl çıldırtır.

Erkeklerin kadınlarda sevmediği hatta gıcık olduğu çok şey var! İşte erkekleri çılgına çeviren kadınlık hallerine şöyle bir göz atalım...

Yıllardır kadınları çıldırtan erkek davranışlarından söz edip duruyoruz. Ya erkekler... Onların da kadınlardan mustarip olduğu öyle çok şey var ki! İşte erkekleri çılgına çeviren kadınlık halleri...

Hülya dergisinde Nisan ayında yer alan habere göre, erkekleri çıldırtan kadın davranışları maddeler halinde sıralanmış...

*Erkekler her şeyden önce kadının kadınsılığını, yumuşaklığını önemsiyorlar. Kesinlikle erkekleşmiş kadınlardan hoşlanmıyorlar.

*Erkeklerin fikir birliği etmişçesine karşı çıktıkları bir başka nokta ise kadınlar tarafından "yolunacak kaz" yerine konulmaları,İşte buna kesinlikle dayanamıyorlar.

*Bu arada erkekler dünyasında aşırı makyajlı, aşırı takılı kadınlar da out!

*Erkek sporları ile uğraşan kadınlar da beğenilmiyor.

*Çelişkili gibi görünse de erkekler ezik, fedakâr kadınlardan hoşlanmıyorlar. Otoriter kadın da erkekler dünyasında prim yapmıyor.

*Şarhoş kadınlar onlar için çekilmez.Ölçüyü kaçırmamak onlar için önemli bir ölçü!

*Giydiğini yakıştırmayan kadınlar da itici bulunuyor.

*Her alanda kendileri ile yarışan kadınlarda erkeklerin dayanamadıklarından...

*Rüküş tabir edilen çorabı kaçık, eteğisökük kadınlara pek şans vermiyorlar.

*İlginçtir, kadınlar tarafından dağınıklıkla suçlanan erkekler de dağınık kadınlardan hoşlanmıyor.


*Koku, erkeklerin en fazla takıldıkları konulardan biri. Nefis kokan kadınlara bayılan erkekler, kötü kokan kadınları itici buluyorlar.

*Aşırı sinirlenip bağıran, çağıran kadınlar da ilgi görmüyor.

*Erkekler, yanlarındaki kadının başka erkeğe ilgi göstermesine ise hiç mi hiç katlanamıyorlar.

*Kendi uğraşlarını küçümseyen kadınlara da erkekle tepki duyuyor.

*Erkeklerin kusurlarını ve hatalarını sık sık gündeme getiren kadınlar out!

*Sürekli alışveriş yapan kadınların da pek tutulmadığını söyleyelim.

*Erkekleri dedektif gibi takip eden kadınlar da erkekleri çıldırtıyor.

*Kadın hakları savunucuları ise herkesçe malum erkeklerin en dayanamadıklarından

*Kendilerini babaları, erkek kardeşleri ya da eski sevgilileri ile kıyaslayan kadınlara pek sıcak bakmıyorlar.

*Aşırı kıskanç kadınlar da erkeklerin tüylerini diken diken ediyor.

*Soğuk kadınlar da erkekleri buz gibi soğutuyor.

*Paralarının hesabının sorulması yine erkeklerin dayanamadıklarından...

*Erkeklerin en sinir olduğu davranışlarının başında da kadınların ufacık şeyleri abartmaları geliyor.

*Kadınların en küçük olaylarda bile hemen gözyaşlarına boğulmaları erkekler tarafından tehlikeli silahlardan biri sayılıyor.


*Kadınların giyimleri, makyajları ve saçları ile uğraşmaları da erkeklerin anlam veremediklerinden...

*Uzun tırnaklar genellikle erkeklerin çok hoşlanmadıkları kadın süslerinden biri.

*Çapkınlık kesinlikle erkeklerin tekelinde kalması gereken bir özellik olarak algılanırken, çapkın kadınlardan erkekler ciddi biçimde korkuyorlar.